Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla mallarını mirasçılarından bir kısmına veya mirasçı olmayan üçüncü kişiye devretmesi durumunda; kendisinden miras kaçırılmış olan mirasçılar, miras bırakanın ölümünden sonra dava açarak yapılan devirlerin kendi miras hisseleri oranında iptalini talep edebilir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2020/694Karar: 2022/1492K.T.: 10.11.2022 MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı vekili tarafından […]

Devamını oku

Kural olarak mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin anne ve babasından aldığı taşınmazların devir işlemleri satış olsa bile bu mallar eşlerin kişisel malı sayılır. Mal paylaşımına dahil edilemezler.

T.C. Yargıtay 8. Hukuk DairesiEsas: 2015/18986Karar: 2017/10499K.T.: 12.09.2017 MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı/karşı davalı vekili ve davalı/karşı davacı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı/karşı davalı … vekili, evlilik birliği […]

Devamını oku

Miras bırakanın terekesinde bulunan taşınmazların devir tarihteki değerinin 20.587 TL, devredilen taşınmazların değerinin ise 313.095 TL olduğunun keşfen saptanmıştır. Miras bırakanın kendisine baktırmak amacı olması halinde malvarlığının tamamına yakınını vermek yerine daha azı ile yetinebilecekken, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile makul karşılanabilecek sınırın aşıldığı ve bu sebeple yapmış olduğu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2022/1086Karar: 2022/3228K.T.: 18.04.2022 “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı, mirasbırakan …’ün, 146, 530, 875, 547, 887, 178, 734, 1629, 335, […]

Devamını oku

Mirasın reddi istemi, mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesinde mirasçı tarafından sözlü veya yazılı beyanla yapılabilir. Buradaki yetki kesin olup, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi görevli ve yetkili mahkemedir.

T.C. Yargıtay 20. Hukuk DairesiEsas: 2016/14596Karar: 2017/353Tarih: 23.01.2017 Taraflar arasındaki davada … Sulh Hukuk Mahkemesi ve … 1. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Talep, mirasın reddine ilişkindir. … Sulh Hukuk Mahkemesince miras bırakanın son yerleşim […]

Devamını oku

Mirası hükmen reddetmiş (TMK. 605/2) sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bu husus def’i yolu ile de ileri sürülebilir.

T.C. Yargıtay 4. Hukuk DairesiEsas: 2016/1060Karar: 2016/8298Tarih: 23.06.2016 MİRASIN REDDİ ÖZET: Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi gereğince; “Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır” Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişi, tereke alacaklıları aleyhine husumet yönelterek bu durumun tespitini isteyebileceği gibi, bu husus def’i yolu ile de ileri sürülebilir. Davaya konu […]

Devamını oku

Mirasçının aktifi pasifinden fazla olan mirası reddetmesi, alacaklılara zarar verme kastıyla reddettiğini gösterir.

T.C. Yargıtay 14. Hukuk DairesiEsas: 2018/3851Karar: 2021/4083Tarih: 16.06.2021 MİRASÇI ALACAKLISININ MİRASIN REDDİNİN İPTALİ İSTEMİ MİRAS BIRAKANIN AKTİFİNİN FAZLA OLMASI ALACAKLILARA ZARAR VERME KASTIYLA MİRASIN REDDİ MİRASIN REDDİNİN KÖTÜ NİYETLİ YAPILDIĞININ TESPİTİ MİRASIN REDDİNİN İPTALİNİ İSTEMEDE HUKUKİ YARAR ÖZET: Dava, mirasçı alacaklısının mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; mirasın reddinin iptalini isteyen davacı …, muris Yusuf’un mirasçısı olan […]

Devamını oku

Boşanma davasında vefat eden tarafın mirasçılarının davaya devam etmesi halinde, mirasçılar murislerin sağlığında ileri sürmediği iddiaları dava sebebi yapamazlar. Mirasçılar murislerin davadaki beyanlarıyla bağlıdırlar.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk DairesiEsas: 2020/1438Karar: 2020/2226Tarih: 16.03.2020 EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI BOŞANMA KUSUR İSPAT ÖZET: Davacı erkek tarafından, dilekçeler teatisi aşamasında usulünce ileri sürülmeyen ve dayanılmayan, kadının sadakatsiz olduğu vakıası, mirasçılar tarafından öne sürülemeyeceğine göre, davalı kadına kusur olarak yüklenemez. Ayrıca davalı kadının, murise kötü muamalede bulunduğu vakıasına ilişkin tanık beyanı ise soyut beyan niteliğinde olup, bu […]

Devamını oku

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

T.C. Yargıtay 7. Hukuk DairesiEsas: 2021/355Karar: 2021/1867Tarih: 13.10.2021 Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/07/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşı davada tenkis talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 09/02/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde […]

Devamını oku

Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237.) ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2019/3456Karar: 2021/2426Tarih: 20.04.2021 TAPU İPTAL VE TESCİL MURİS MUVAZAASI ÖZET: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından […]

Devamını oku

Mirasta denkleştirme mirasçıların murisin sağlığında muristen karşılıksız olarak aldıkları mal ve kıymetlerin geri alınarak mirasın taksimin de terekeye dahil edilmesidir. Miras bırakanın bir karşılık almaksızın alt soy mirasçılara yaptığı kazandırmalar denkleştirmeye tabidir. Alt soy dışında kanuni mirasçılara yapılan kazandırmalarda ise miras payına mahsup edilmek üzere hareket edilmediğinin kabul edileceği yönünde karine bulunmaktadır.

T.C. Yargıtay 14. Hukuk DairesiEsas: 2017/1426Karar: 2021/167Tarih: 20.01.2021 MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 04/01/2002 gününde verilen dilekçe ile mirasta iade talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/11/2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin […]

Devamını oku