
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesi
Esas:2024/432
Karar:2024/5207
K.T.:22.05.2024
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
DAVACI/ŞİKAYETÇİ/3. KİŞİ : … Akaryakıt Ürünleri Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
DAVALI/ALACAKLI : …
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarına zarar veren bazı tasarrufları davacı alacaklı bakımından, onun alacağı ölçüsünde hükümsüz hale getirmeye yarayan bir davadır. İptal davası ayni bir dava olmadığından iptal isteminin kabul edilmesi halinde, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak, takip konusu alacak ve faiz, masraf gibi eklentilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilir ve alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış istemi yetkisi tanınır.
İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karar olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir.
İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK’nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK’nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir.
Somut uyuşmazlıkta; Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/247 E. sayılı dosyasında verilen 25.05.2023 tarihli ara kararı ile tasarrufun iptali davasının davalısı olan … Akaryakıt Ürünleri… Ltd. Şti’nin taşınır, taşınmaz malları ile bankalardaki mevduat hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulduğu ve bu kararın Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6432 Esas sayılı takip dosyasından infaz edildiği, şikayetçi … Akaryakıt Ürünleri… Ltd. Şti’nin icra mahkemesine başvurusunda, ihtiyati
haczin taşkın şekilde uygulandığını da ileri sürerek İİK’nın 266. maddesi gereği teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında mal varlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını istediği, icra mahkemesince, ihtiyati haczin infazına ilişkin itiraz ve şikayetleri inceleme yetkisinin kararı veren mahkemeye ait olduğu gerekçesi ile HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle aynı kanunun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, şikayetçi üçüncü kişinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, verilen ihtiyati haciz kararının ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu, bu haliyle İİK’nın 266. maddesinin somut olayda uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırıldığı ve şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi üçüncü kişinin temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK’nın 266. maddesinde; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.” hükmüne yer verilmiştir.
Şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararının İİK’nın 281/2. maddesine göre verilmiş gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca ihtiyati hacizlerin tatbik edildiği Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2021/6432 Esas sayılı takip dosyasında şikayetçi … Akaryakıt Ürünleri… Ltd. Şti’nin borçlu sıfatının bulunmadığı, hakkında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece hakkında tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, bu haliyle İİK’nın 266. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanının bulunmadığı görülmekle, mahkeme kararına istinaden şikayetçinin mal varlığı üzerinde tatbik edilen ihtiyati hacizlerin taşkın olması sebebiyle ve ayrıca teminatsız veya teminat karşılığında kaldırılması isteminin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararını veren Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, istemin mahkemenin görevsizliği nedeni ile usulden reddine karar verilmesi yerinde olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :
Şikayetçi üçüncü kişinin temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 22.11.2023 tarih ve 2023/1213 E. – 2023/1841 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre; şikayetçi üçüncü kişinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.