T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Esas:2025/4193
Karar:2025/5556
K.T.:24.11.2025

  • İTİRAZIN İPTALİ
  • DAVACILAR TARAFINDAN TAKİP EDİLEN DAVA DOSYASINDA – TARAFLARIN SULH OLMASI NEDENİYLE – KARŞI TARAF VEKALET ÜCRETİNİN – TAKİP EDİLEN DAVA DOSYASININ KARŞI TARAFINDAN TAHSİLİ İÇİN BAŞLATILAN İCRA TAKİBİ
  • DAVACI VEKİLLERİN DAVA DIŞI MÜVEKKİLİ ADINA VEKALETEN – DAVALI ALEYHİNE AİLE MAHKEMESİNİN NAFAKA DAVASINI AÇTIKLARI
  • ELDEKİ DAVANIN VE NAFAKA DAVASININ DAVALISI İLE DAVACILAR ARASINDA – HERHANGİ BİR VEKÂLET VEYA SÖZLEŞME İLİŞKİSİNİN BULUNMADIĞI
  • DAVALININ DA TÜKETİCİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEYECEĞİ
  • TARAFLAR ARASINDA BİR TÜKETİCİ İŞLEMİ BULUNMADIĞI – TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREVSİZ OLDUĞU
  • GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMESİ GEREKİRKEN – ARABULUCULUK DAVA ŞARTININ YOKLUĞU NEDENİYLE – DAVANIN USULDEN REDDİNE KARAR VERİLMİŞ OLMASI USUL VE YASAYA AYKIRIDIR

1136 s. AK165

6100 s. Hukuk Muhakemeleri K114

6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun18

6502 s. Tüketicinin Korunması Kanunu -Yeni-373

ÖZET

10.02.2026 tarihinde www.resmigazete.gov.tr’de yayınlanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararı… Uyuşmazlık, davacılar tarafından takip edilen dava dosyasında tarafların sulh olması nedeniyle karşı yan vekalet ücretinin takip edilen dava dosyasının karşı tarafından Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesi gereğince tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, kanun yararına temyiz aşamasında uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davacı vekillerin dava dışı müvekkili adına vekaleten, davalı aleyhine Aile Mahkemesinin nafaka davasını açtıkları, eldeki davanın ve nafaka davasının davalısı ile davacılar arasında herhangi bir vekâlet veya sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalının da tüketici olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 s. Kanun kapsamında kaldığının kabulü mümkün değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde Mahkemece, taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunmadığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 12.03.2024
SAYISI : 2024/79 E., 2024/105 K.
İlk Derece Mahkemesince, kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin dava dışı C… K…’in avukatı olduğunu, müvekkillerinin C… K… adına vekaleten Gaziantep 3. Aile Mahkemesinin 2020/687 E., 2022/526 K. sayılı dosyasında davalı C… Y…’e karşı nafaka davası açtığını, dava dosyasının 07.06.2022 tarihli 7. celsesinde C… K…’in asaleten duruşmaya katılarak davadan feragat ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin bu durumdan haberdar olmadığım, Aile Mahkemesinde taraflara müvekkili olan avukatı saf dışı bırakarak kendi aralarında uzlaştıklarım, bu nedenle davalı aleyhine karşı yan vekalet ücretinin tahsili için icra takibi başlattığını belirterek, Gaziantep İcra Dairesinin 2023/65231 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; cevap vermemiştir,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli ve 2023/225 E., 2023/384 K. sayılı kararıyla; davacının mesleki amaçla hareket ettiği, davalının ise hizmet alan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda tanımı yapılan tüketici olduğu, davanın 18.07.2023 tarihinde ikame edildiği, somut uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle, görev dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
2. Dosyanın tevzi edildiği Gaziantep 1. Tüketici Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2024/79 E,, 2024/105 K. sayılı ilamıyla; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak öngörüldüğü, bu durumda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya yanlamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu ancak dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın bulunmadığı, verilen kesin sürede arabuluculuk tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle, davanın özel dava şartı (zorunlu arabuluculuk) yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik Adalet Bakanlığınca; Mahkemece taraflar
arasında bir tüketici işlemi bulunmadığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek, kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuştur.
A. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar tarafından takip edilen dava dosyasında tarafların sulh olması nedeniyle karşı yan vekalet ücretinin takip edilen dava dosyasının karşı tarafından Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesi gereğince tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, kanun yararına temyiz aşamasında uyuşmazlık Tüketici Mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesine göre; tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağım öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı ya da müteşebbis olması gerekir.
Somut olayda, davacı vekillerin dava dışı müvekkili C… K… adına vekaleten, davalı aleyhine Gaziantep 3. Aile Mahkemesinin 2020/687 E., 2022/526 K. sayılı nafaka davasını açtıkları, eldeki davanın ve nafaka davasının davalısı olan C… Y… ile davacılar arasında herhangi bir vekâlet veya sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davalının da tüketici olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabulü mümkün değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
O halde Mahkemece, taraflar arasında bir tüketici işlemi bulunmadığı ve Tüketici Mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü gerekmiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının HMK’nın 363/1 hükmüne dayalı kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile kararın sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 362/2 maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.