T.C. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Esas: 2025/527
Karar:2025/6502
K.T.:25.06.2025

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2091 E., 2024/2295 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/596 E., 2023/809 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar, tedbir, iştirak nafakalarının miktarı, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi ile miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise; asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, kişisel ilişki, reddedilen yoksulluk nafakası, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarı ile iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl dava, erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır. Karşı dava ise kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası iken 05.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile karşı dava zina hukuki sebebine, olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasına dönüşmüştür. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki davanın kabulü ile tarafların asıl davada evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak, karşı davada ise zina hukuki sebebine dayalı olarak boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesis edilerek ortak çocuklar lehine hükmedilen iştirak nafakasının ve kadın lehine hükmedilen tazminat miktarların artırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161 inci maddesi “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” düzenlemesini içermektedir. Zina nedenine dayalı boşanma davalarında altı aylık hak düşürücü süre, temadi eden (sürüp giden) eylemlerde son eylemin bittiği tarihten itibaren başlar.

Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi’nce her ne kadar erkeğin, ortak çocuklarıyla birlikte gittiği tatilde telefonunda başka bir kadınla samimî mesajlaşmalarına büyük oğlunun şahit olması ile olayın bu şekilde 2021 yılı yaz tatili döneminde ortaya çıktığı ve otel kayıtları da dikkate alınmakla bu suretle zina eylemini gerçekleştirdiği gerekçesi ile kadının zina hukuki nedenine dayalı davasının kabulüne karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin eyleminden 2021 yılının Temmuz ayında kadının haberdar olduğu, dosya arasına alınan otel kayıtlarından erkeğin en son başka bir kadınla aynı otel odasında 02.01.2021 tarihinde konakladığı, kadının davasını zina hukuki sebebine dayalı boşanma davası olarak ıslah ettiği tarih dikkate alındığında erkeğin devamlılık arzedecek şekilde başkası ile cinsel ilişkiye girdiğinin dosya kapsamından kanıtlanamadığı, bu durumda öğrenme tarihi dikkate alındığında dava sebebinin ıslah edildiği 05.05.2022 tarihi itibariyle zina davası açabilmek için Kanun’un öngördüğü hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmıştır. Bu halde Mahkemece kadının zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup kadının terditli talebi olan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası yönünden tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca bir hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre her iki dava ve fer’îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelidiğinden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.