T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Esas:2025/2120
Karar:2025/3190
K.T.:23.06.2025

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/41 E., 2024/208 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların … parsel hissedarı olduklarını, davalının ise … parsel malikinin mirasçısı olduğunu, davalının davacının taşınmazına 7983,02 m2 haksız müdahalesi olduğunun tespit edildiğini, ihtar da çekildiği hâlde sonuç alınmadığını, davalının müdahalesinin men’ini, taşınmazdan tahliyesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 2.500,00’er TL’den toplam 10.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili ilk olarak 17.08.2015 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ağaçların sökülmesinden bahsetmiştir. 05.11.2015 tarihli 3. celsede ağaçların levazım bedelini, sökülme ve enkaz kaldırma bedelini ödemek istemediklerini, davalının istiyorsa kendisinin ağaçları kaldırmasını ve taşınmazı tarla olarak teslim etmesini, 30.12.2015 tarihli 4. celsede ise davanın kabulü ile taşınmazdaki ağaçların levazım bedelini ödemek istemediklerini, davalı üzerinde bırakılmasını ve ağaçların kal’ini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki tapu maliklerinin tamamının davada taraf olması gerektiğini, ağaçlarla belirlenen sınır içinde kalan kısma limon ağaçlarının dikildiğini, kendinin zannederek kullandığından davalının iyiniyetli olduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesi gereği uygun bedelle taşınmazın davalıya verilmesini, aksi hâlde ağaçların sökülmesinin fahiş zarar doğuracağını, bu durumda ise davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 30.12.2015 tarih ve 2015/2442015/574 Esas, 2015/574 Karar sayılı kararıyla; “…davacılara ait taşınmaz ile davalının murisi adına kayıtlı taşınmazın bitişik olduğu, her iki taşınmazın çevresinin tel ile çevrildiği, davacıların taşınmazında zeytin ağaçları, davalının kullandığı taşınmazda limon ağaçlarının olduğu ve yıllardır aynı şekilde kullanıldığı, daha sonra yapılan ölçümlerden sonra davacılara ait … parselin 7.938 m2’lik kısmına davalı tarafından limon ağacı dikildiği, limonların değerinin 85.000,00 TL edeceği ve davalının limon ağaçlarını taşınmasını istemediği ve bedeli ödeninceye kadar hapis hakkını kullanmak istedikleri, dinlenen tanık beyanlarına göre de davalının iyi niyetli olduğu ve kendi taşınmazı olduğuna inanarak limon ağaçlarını ektiği, limon ağaçlarının en verimli çağında olduğundan taşınmasının uygun olmayacağı ve davalının ağaç bedeli kendisine ödeninceye kadar hapis hakkını kullanmasının uygun olacağı…” gerekçesiyle davacıların men’i müdahale talebinin hapis hakkı tanınmak suretiyle kabulüne, ecrimisil ve kal taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2018/6465 Esas, 2020/6822 Karar sayılı ilâmında; “dava; el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın davacılar adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı hâlde dava konusu taşınmazın 7938 m2’lik kısmını ağaç dikmek suretiyle kullandığı tespit edilmiştir. Mahkemece tanık beyanlarından yola çıkarak davalının iyiniyetli olduğu ve kendi taşınmazı olduğuna inanarak ağaç diktiği gerekçesi yerinde olmayıp çaplı taşınmaza yapılan müdahalenin m2 bazında miktarı da göz önüne alındığında davalının kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiğinden hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Gıda Tarım ve Hayvancılık il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. Somut olaya gelince ; dava konusu taşınmaz tapuda çiftlik vasfında olup buna göre ürün gelir yöntemine göre hesaplama yapılması gerekmektedir. Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporu aldırıldıysa da davacıların ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davanın mülkiyete ve kayda dayalı ecrimisil talebine ilişkin olduğuna ve davalı hakkı olmayan yere tecavüz ettiğine göre verilen ret kararı doğru görülmemiştir. O hâlde; Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar dikkate alınmak suretiyle ecrimisil hesabı yaptırılıp bu hesaba göre ecrimisile hükmedilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davacılar vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece, yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında “Davalı … bakımından yapılan değerlendirmede; davacılar hissedarı bulundukları Adana ili, … ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaza, komşu parsel mirasçılarından olan davalı …’ın müdahale ettiğinden yapmış olduğu müdahalenin men’i ve ecrimisil talebinde bulundukları, mahkememizce yapılan yargılamada dinlenen tanık beyanları, keşif zaptı ve bilirkişi raporuna göre davacılara ait taşınmaz ile davalının murisi adına kayıtlı taşınmazın bitişik olduğu, her iki taşınmazın çevresinin tel ile çevrildiği, davacıların taşınmazında zeytin ağaçları, davalının kullandığı taşınmazda limon ağaçlarının olduğu ve yıllardır aynı şekilde kullanıldığı, daha sonra yapılan ölçümlerden sonra davacılara ait … parselin 7.938 m2’lik kısmına davalı … tarafından limon ağacı dikildiği, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, bu nedenle davalı …’ın dava konusu alanı geçerli bir hukuki sebep olmaksızın kullandığı ve taşınmazda dava tarihi itibariyle fuzuli işgalci olduğu kanaatine varıldığı, davalı taraf her ne kadar hapis hakkı olduğunu ileri sürmüş ise de, çaplı taşınmaza yapılan müdahalenin m2 bazında miktarı da göz önüne alındığında davalının kötüniyetli olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle hapis hakkı talebi yerinde görülmemiş, davacı tarafın müdahalenin meni ve taleple bağlı kalınmak suretiyle ecrimisil talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davalı … Alışveriş Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça Yargıtay bozma ilâmı gereği Mahkememizce tekrardan yapılan keşiften sonra … parselde …’ın hissesinin … Alışveriş Şirketi’ne devredildiği ve bu durumun taşınmazın kullanımı bakımından 6100 sayılı Kanun’un 125/1-a kapsamında olduğu gerekçesiyle … Alışveriş Şirketi’ne davayı yöneltmiş ve mahkememizce bu talep kabul edilip tebligat işlemi yapılmış ise de müdahalenin meni ve ecrimisil talepli iş bu davada husumetin dava açılış tarihi itibariyle doğrudan taşınmaza haksız müdahale eden kişiye yöneltilmesi gerektiği, bu doğrultuda davanın en başta ….’a karşı açıldığı ve bu davalının müdahalesinin menine ilişkin Mahkememizce daha önce verilen hüküm fıkrasının Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği (bu husus bozma dışında bırakıldığından), dava konusu taşınmazdaki haksız müdahaleye konu yerinin kullanımının dava devam ederken başkasına geçmesi durumunun 6100 sayılı Kanun’un 125/1-a kapsamına girmeyeceği bu iddianın ancak yeni bir davada ileri sürülebileceği kanaatine varılmış bu nedenle … Alışveriş Şirketi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, bununla birlikte koşulları bulunmamasına rağmen mahkememizce sehven … Alışveriş Şirketi’nin davaya dâhil edilmek suretiyle tebligat yapılmasına karar verilmiş olup; ortada bu davalı yönünden harçlandırılmak suretiyle açılmış bir dava olmadığından bu davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.” gerekçesiyle dâhili davalı bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalı … bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Mahkeme kararını davalı … vekili ve davacılar vekili temyiz etmiştir.

Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının 2020 yılında … parseldeki hissesini dava dışı … ‘a sattığını, davalının dava konusu yeri kendi taşınmazı sanarak iyi niyetle narenciye bahçesi yaptığını, kimsenin itiraz etmediğini, bu hususların tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacıların 10-12 yıllık ağaçlara uzun süre ses çıkarmadığını, ecrimisil talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ecrimisil hesabının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava devam ederken, davalının taşınmazını satarken tecavüz ettiği alanda zilyetliğini dâhili davalıya devrettiğini, dâhili davalının taraf sıfatını haiz olduğunu, davacıların davasını dâhili davalıya yönelttiğini, mahkemece ağaçlar sökülmeksizin müdahalenin men’i kararı verildiği için davacıların ağaçların sökülme ve işçilik masraflarına katlanmak zorunda bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, el atmanın önlenmesi ve ecimisil istemine ilişkindir.

UYAP sisteminde yer alan TAKBİS kayıtlarında yapılan sorgulama sonucuna göre dava konusu taşınmazın 17.03.2020 tarihli ve 9218 yevmiye sayılı satış işlemi ile dava dışı … ‘a devredildiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125/2 hükmünde; davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilmesi hâlinde, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacının yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği hüküm altına alınmıştır.

El atma haksız eylem niteliğinde olduğu için yargılama sırasında mülkiyetin değişmesi hâlinde el atma olgusu ortadan kalkmadığı takdirde yeni malikin el atmadan sorumlu olacağı kuşkusuzdur. Öte yandan aynı madde kapsamında mülkiyeti devreden davalı …, taşınmazda mülkiyet bağlantısını sona erdirdiği için dava tarihine kadar el atmanın sabit olması hâlinde aleyhine ecrimisile hükmedilmesi doğru ise de hakkında el atmaya yönelik hüküm kurulamaz.

Hâl böyle olunca; güncel tapu kaydına göre yeni malik … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125. maddesi gereğince davaya re’sen dâhil edilerek el atma olgusunun devam edip etmediği belirlenmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Temyiz itirazlarının bu gerekçelerle kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.