T.C. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Esas:2025/551
Karar: 2025/4936
K.T.:24.11.2025

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1777 E., 2024/1615 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/348 E., 2023/220 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası muris …’in, vefatından önce …. Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile müvekkilini mirasçılığından çıkardığını, ilgili vasiyetnamenin Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/1837 Esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu, müteveffanın mirasçıları müvekkilinin annesi davalı … ile kardeşleri …. ve …. olduğunu, düzenlenen vasiyetnamenin her yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu vasiyetnamenin saklı pay sahibi ve murisin yasal mirasçısı olan müvekkilinden mal kaçırma gayesiyle hazırlanmış olduğunu ve bu vasiyetnamenin yasal şartları taşımadığını, müvekkilinin son 26 yıldır (murisin vefatına kadar) murisin babası, annesi, eşi ve çocukları ile aynı evde yaşadığını, murise karşı ailevi yükümlülüklerini yerine getirmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin, murisin ailesine her zaman destek olduğu ve evlatlık vazifesini sonuna kadar yerine getirdiğini, her ne kadar muris müvekkilinin aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle onu mirasından çıkartmışsa da bu iddiasına dayanak olabilecek bir vakıayı vasiyetnamesinde sunmadığını ileri sürerek ….. Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile müvekkilinin mirastan ıskatının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı … cevap dilekçesinde; muris … tarafından ….. Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyeti ile oğlu …’i mirasçılığından çıkardığını, murisin oğlu …’in babasına karşı olumsuz tutum ve davranışının bulunmadığını, vasiyetnamede yazılı olan nedenlerin ve vasiyetnamenin içeriğinin doğru olmadığını belirterek davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; muris …’i ölümünden sonra davacı oğlu tarafından miras haklarının müsrifçe harcanmasına engel olmak adına oğlunu mirastan çıkardığını, muris davacının borçlarını ödeyebilmek adına satmış olduğu malları göz önüne aldığındandır ki davacıyı mirasından çıkardığını ve daha fazla emeklerinin boşa çıkmasına engel olmak istediğinin aşikar olduğunu, davacının muris ile aynı evde yaşamış olması tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun kesin delili olmadığını ayrıca sırf aynı konutta yaşamış olması davacı tarafın murise karşı bakım yükümlülüklerini karşıladığı anlamına da gelmediğini, davacı ile dava dışı … kendi arzusu ile muris ve diğer davalı … ile bir arada yaşamayı talep ettiğini, bunun üzerine 6 odalı evde ortak yaşamlarını sürdürdüklerini, muris …’in herhangi bir bakıma ihtiyacının olmadığını, muris vefatından kısa bir süre önce hastalandığını, bu aşamada ise eşi … ile oğlu … sözde bakımıyla ilgilenmesi gereken murisle ilgilenmediğini, davacının sık sık ailenin geçimini zora sokacak borçlar yaptığını, bu hususta evin tek erkek çocuğu zihniyeti ile tüm hatalarının üstü diğer davalı anne tarafından kapatıldığını, murisin yaşadığı psikolojik çöküntüyü anlatabilmek adına “bu çocuk beni bitirdi, ben dişimle tırnağımla kazandım, oğlum dağıttı” gibi serzenişlerde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı, miras bırakan …’in mirasçısı olup miras bırakan tarafından …..Noterliğinin 19/11/20…… yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile mirasçılıktan çıkarıldığını, mirasçılıktan çıkarma sebebi olarak aile bağından doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği hususu nedeni ile ailesine karşı olumsuz örf, adet ve geleneklere aykırı davranışlar ve geçim hayatını huzursuz hale getirecek davranışlarda bulunmasının gösterildiğini, çıkarma sebebini ispat yükü davacı tarafta olup tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanıkların beyanları bir bütün olarak irdelendiğinde mirastan çıkarma sebebinin varlığının davalı tarafça ispatlanamadığı, murisin ve davacının murisin vefatına kadar birlikte yaşadıkları anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerektiği ve ölüme bağlı tasarrufta çıkarma sebebinin gösterildiği ancak davalı tarafça bunun ispatlanamadığı nazara alınarak TMK’nın 512. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde vasiyetname/mirasçılıktan çıkarma ile yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulü ile …. Noterliğinin 19.11.2014 tarihli ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname/mirasçılıktan çıkarma ile yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı …’ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı … vekili temyiz dilekçesinde;

Eldeki davada ispat yükünün genel kurala tâbi olduğunu, davacının iddialarını ispatlayamadığını,

Taraflarınca mirasçılıktan çıkarma sebebinin tanık beyanları ile ispatlandığını beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, mirastan ıskatın iptali istemine ilişkindir.

Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mirasbırakan, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile dinlenen tanık anlatımlarına göre; davacı ile murisin aynı evde yaşadığı, ancak davacının kendi borçlarını ödemediği, murisin defalarca icra tehdidi altında kaldığı, bu borçları ödemek zorunda bırakıldığı, davacının ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmediği, ayrıca babası olan murisi sık sık azarladığı ve aile birliğini huzursuz hale getirdiği anlaşılmaktadır.

Bu hâliyle, davacının davranışlarının aile hukukundan doğan yükümlülüklerle bağdaşmadığı; murisin ekonomik ve manevi bakımdan sıkıntıya düşmesine neden olduğu, aile birliği ve saygı unsurunu zedelediği görülmektedir.

Murisin bu koşullarda davacıyı mirastan çıkarması, TMK m. 510/2 anlamında haklı nedene dayanmaktadır.

Mahkemece, tarafların aynı evde birlikte yaşamış olmaları gerekçe gösterilerek ıskat sebebinin varlığı kabul edilmemiştir. Oysa, birlikte yaşama olgusu, murisin davacının yukarıda belirtilen tutumlarını affettiği veya onayladığı anlamına gelmez.

Murisin ıskat iradesini vasiyetnameyle açıkça ortaya koyduğu da dikkate alındığında davacının bu davranışlarını hoşgördüğünü değil, artık tolere edemediğini göstermektedir.

Bu durumda, Mahkemece tanık anlatımları ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlâl ettiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi