Sadece sanık müdafiine tebligat yapılmasını yeterli görmek ve bu tebligat tarihine göre temyiz süresini başlatmak ve sürenin ilgili müdafii tarafından kaçırılması durumunda temyiz isteminin reddine karar vermek yasamızın açık hükümlerine aykırı olduğu gibi hakkaniyet kurallarına da açıkça aykırılık taşımaktadır.

T.C. Yargıtay Ceza Genel KuruluEsas: 2019/573Karar: 2022/119Tarih: 24.02.2022 ÖZET: … Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK’nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK’nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin […]

Read More

Takibin başlamasından sonra verilen tedbir kararı davalı hakkında açılan itirazın kaldırılması ve tahliye davasını etkilemez ancak, mercii kararının infazına engel teşkil eder.

T.C. Yargıtay 6. Hukuk DairesiEsas: 2013/1212Karar: 2013/4368K.T.: 13.03.2013 MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ödenmeyen kira bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi […]

Read More

Estetik ameliyatta hekim, hastanın istediği sonucu komplikasyonlar haricinde garanti etmek zorundadır.

T.C. Yargıtay 5. Hukuk DairesiEsas: 2019/2716Karar: 2019/3692K.T.: 30.09.2019 ÖZET: Dava, eser sözleşmesi niteliğinde estetik amaçlı tıbbi müdahaleden kaynaklanmaktadır. Somut olayda davalı tarafından yapılan operasyondan sonra oluşan ve giderilemeyen şekil bozukluğunun başka bir uzman tarafından giderildiği anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında davacıyı ikinci operasyon için çağırdıklarını ancak gelmediğini açıklamıştır. Davalının edimi Borçlar Kanunu’nda düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre sonuç taahhüdünü içermekte […]

Read More

Velayet kendisine bırakılmamış olan eşin fiilen çocuğa bakması durumunda nafakaya hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme de mevcut olmadığına göre dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2017/1899Karar: 2018/1052K.T.: 09.05.2018 ÖZET: Asıl dava, velayetin değiştirilmesi ve çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesi, birleşen dava ise çocuk yararına davalı anneye ödenen iştirak nafakasının kaldırılması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; velayeti anneden alınıp davacı babaya verilen müşterek çocuk yararına iştirak nafakasına dava tarihinden mi, yoksa velayetin değiştirilmesine konu kararın kesinleşme tarihinden itibaren mi hükmedilmesi gerektiği […]

Read More

Tapu sicilinde aile konutu şerhi olmasa da basiretli tacir olan bankanın ipotek alınan yerin aile konutu olup olmadığını araştırması gerekir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2015/247Karar: 2015/2323K.T.: 21.10.2015 ÖZET: Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; tapu kaydında aile konut şerhi bulunmayan taşınmaz üzerine konulan ipoteğin TMK 194 ve 1023 maddeleri dikkate alındığında kaldırılıp kaldırılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında ipotek tesis edildiği tarihte aile konutu şerhi bulunmadığı açıktır. […]

Read More

Boşanma ilişkin kararın kesinleşmesi ile birlikte aile konutu da niteliğini kaybeder ve tapuda malik olan eş, mülkiyet hakkına istinaden el atmanın önlenmesi ile ecri misil talep edebilir.

T.C. Yargıtay 8. Hukuk DairesiEsas: 2018/16270Karar: 2021/1792K.T.: 02.03.2021 ÖZET: Taraflar arasındaki boşanma kararının kesinleştiği tarih olan 25.04.2013 tarihinden itibaren ecrimisile hükmedilmiş ise de, davalı … müşterek çocuk … ile birlikte dava konusu konutta ikamet ettiğinden, hayatın olağan akışı gereği, davacı eşin, müşterek çocuk ile birlikte davalı eski eşin dava konusu konutta kalmasına muvafakat ettiğinin kabulü gerekir. Davacı lehine […]

Read More

Vasinin kısıtlı adına dava açabilmesi için vesayet makamından izin alması gerekir. Bu durum dava şartı olup, dava açıldıktan sonra da gerçekleştirilebilir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2017/1403Karar: 2018/188K.T.: 07.02.2018 “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 06.06.2011 gün ve 2010/58 E. 2011/234 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili ve davalılardan … vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2013 gün ve […]

Read More

Cevap dilekçesinde bildirilmemiş olan bir delilin davanın ilerdeki aşamalarında ileri sürülmesi mümkün değildir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2014/662Karar: 2017/34K.T.: 18.01.2017 ÖZET: Cevap dilekçesinde ibraname ve bir kısım belgeler yanında tanık beyanı dışında başkaca herhangi bir delil bildirmeyen, sonradan delil gösterilebilmesi için HMK’nın 145. maddesinde belirtilen istisnai hallerin mevcudiyetini de ileri sürmeyen davalının ön inceleme aşamasından sonra yapılan üçüncü duruşmada yemin deliline dayanması mümkün değildir. Hal böyle olunca, yerel mahkemenin cevap […]

Read More

İşe iade davası sonrasında işçiyi tekrar işe başlamak için davet eden işveren şirket dört aylık boşta geçen süre ücretini ödediğine göre, artık bu noktada işçinin işveren tarafından tekrar işe başlatılmadığı kabul edilmelidir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2015/1618Karar: 2017/938K.T.: 10.05.2017 ÖZET: İşe iade davası sonrasında işçiyi tekrar işe başlamak için davet eden işveren şirket dört aylık boşta geçen süre ücretini ödediğine göre, artık bu noktada işçinin işveren tarafından tekrar işe başlatılmadığı kabul edilmelidir. Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 3. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen […]

Read More

Takip konusu senet üzerinde tahrifat yapıldığının anlaşılması halinde iptal edilmiş olan takip miktarıyla sınırlı olarak alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2013/2442Karar: 2015/1545K.T.: 10.06.2015 Taraflar arasındaki “takibin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne, tazminat talebinin reddine dair verilen 27.03.2013 gün ve 2012/470 E.-2013/180 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 14.05.2013 gün ve 2013/14945 E.-2013/18697 K. sayılı ilamı ile; (…1) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; […]

Read More