Cebri icradan satın alınmış olsa da yolsuz tescili yapanla muvazaalı davranış içine giren, alıcıya tapuya güven ilkesi uygulanmaz.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2013/2331Karar: 2015/2336K.T.: 23.10.2015 ÖZET: Cebri icradan satın alınmış olsa da yolsuz tescili yapanla muvazaalı davranış içine giren, alıcıya tapuya güven ilkesi uygulanmaz. Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk (kapatılan Kartal 4.Asliye Hukuk) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.06.2010 gün ve 2007/157 E., 2010/276 […]

Read More

Vekalet görevinin kötüye kullanılmasından doğan davalarda zamanaşımı uygulanmaz.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2016/3719Karar: 2019/4356Tarih: 04.07.2019 ÖZET: Vekalet görevinin kötüye kullanılmasından doğan davalarda zamanaşımı uygulanmaz. MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ: SATIN ALMAYA DAYALI Taraflar arasında görülen davada; Davacı, sahip olduğu taşınmazla ilgili elektrik, su, vergi gibi işlemlerin takibi için davalıyı 18.06.2003 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğini, davalının ise vekalet görevini kötüye kullanarak maliki olduğu […]

Read More

Terekeye temsilci tayininden sonra tereke ortaklarının davayı takip yetkisi ortadan kalkar.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2014/13769Karar: 2017/1847Tarih: 11.04.2017 ÖZET: Dava, ehliyetsizlik ve vekalet yetkisinin kötüye kullanılması nedenlerine dayalı tapu iptali-tescil; olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Davadaki isteğin murisin terekesi adına ve O’na teb’an ileri sürüldüğü ve davanın elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu açıktır. Davanın görülebilirlik koşulu olan terekeye temsilci tayininden sonra tereke ortağının veya ortaklarının davayı takip […]

Read More

İş kazasından doğan tazminat davasında, dava dilekçesinde olay tarihinden itibaren faiz talep edilmiş, ıslah dilekçesinde faiz talep edilmiş ise, dava dilekçesindeki faiz talebi ıslah dilekçesindeki talepleri karşılayacaktır.

T.C. Yargıtay 21. Hukuk DairesiEsas: 2016/17276Karar: 2018/4603K.T.: 08.05.2018 MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar ile davalılardan … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin […]

Read More

İşyeri adresinde, iş saati içerisinde, şirket yetkililerinin bulunmadığı sırada, şirket çalışanı olmayan bir kişinin, gelen tebligatı şirket çalışanı olarak imza karşılığı alması normal ve mutad olmasa da yapılan tebligat usulüne uygundur.

T.C. Danıştay 7. DairesiEsas:  2021/3016Karar: 2022/1552K.T.: 11.04.2022 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı […]

Read More

Müteselsil kefaleti sağlayan icra kefaleti ilam niteliğinde belgedir. Bu belgenin yasa yönünden geçerli olmadığına ilişkin şikayet süresiz şikayettir.

T.C. Yargıtay 12. Hukuk DairesiEsas: 2016/30431Karar: 2018/3417K.T.: 19.04.2018 MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : […]

Read More

İşçinin sağlık sorunları nedeni ile doktordan rapor alması, bu raporun sahte olduğu kanıtlanmadıkça yasal bir mazeret olduğu, çalışanın olumsuz bir davranışı olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.

T.C. Yargıtay 9. Hukuk DairesiEsas: 2016/17532Karar: 2017/12196K.T.: 06.07.2017 ÖZET: İşçinin sağlık sorunları nedeni ile doktordan rapor alması, bu raporun sahte olduğu kanıtlanmadıkça yasal bir mazeret olduğu, çalışanın olumsuz bir davranışı olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının istirahat raporu aldığı dönemde Giresun iline gittiği ve orada plajda tatil kıyafetleri ile çekilmiş fotoğraflarını paylaştığı, dosya kapsamıyla sabittir. Bu […]

Read More

Kira sözleşmesi ile aynı tarihte imzalanan tahliye taahhüdü geçersizdir.

T.C. Yargıtay 6. Hukuk DairesiEsas: 2012/18349Karar: 2013/1348K.T.: 31.01.2013 ÖZET: İİK.nun 275. maddesi ve 4.12.1957 tarih 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince alacaklının, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayanarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceği göz ardı edilerek uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar vermek gerekir. YARGITAY İLAMI İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı […]

Read More

Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir. Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre ( yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir.

T.C. Yargıtay 3. Hukuk DairesiEsas: 2005/8385Karar: 2005/9627K.T.: 06.10.2005 Dava dilekçesinde 1.200.000.000 lira alacak için takibe vaki itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı şirket vekili; çeşitli tarihlerde veresiye mazot alan […]

Read More

Deprem kuşağında yer alan bir bölgede yapılaşmaya ilişkin tedbirlerin alınması, uygulanması ve denetlenmesi idari faaliyetlerinde ortaya çıkan eksiklikler idarenin olumsuz eylemi niteliğindedir. Bu olumsuz eylem ile deprem sonucu oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu ve depremin illiyet bağını kesen bir mücbir sebep olarak kabul edilemez.

T.C. Danıştay 11. DairesiEsas:  2005/1353Karar: 2007/6248K.T.: 29.06.2007 ÖZET: Davada, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde iki dükkanı ve bir evi yıkılan ve içindeki eşyaları zarar gören davacının olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek 95.000.000.000.-TL maddi tazminatın 17.8.1999 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 24.3.2004 gün ve […]

Read More