Mirasın hükmen reddini talep eden mirasçıların, miras bırakanın ölümünden önce oturdukları murise ait konutta ölümünden sonra da kalmaya devam etmiş olmaları, terekeyi sahiplenme anlamına gelmez. Aksine, örf ve adet kuralları ölen kişinin ailesinin bir süre daha bu evde oturmasını gerektirmektedir. Mirasçılardan uzun süredir yaşadıkları evi miras bırakanın ölümü ile derhal boşaltmaları beklenemez.

T.C. Yargıtay 14. Hukuk DairesiEsas: 2016/18144Karar: 2020/8363Tarih: 14.12.2020 MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2016 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.07.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği nedeniyle reddine karar verildikten sonra […]

Read More

Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir.

T.C. Yargıtay 4. Hukuk DairesiEsas: 2021/2137Karar: 2021/3747Tarih: 28.06.2021 MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 14/05/2018 tarih ve 2015/9759 […]

Read More

Tapu kaydında bir şerh bulunmasa bile aile konutu olarak kullanılan taşınmazın, mal sahibi olan erkek eş tarafından 3. kişiye devri, malik olmayan diğer eşin açık rızasını gerektirmektedir. (TMK.md. 194/1) Bu rıza ise alınmamıştır. Bu durumda taşınmazı devralanın iyi niyetli olması halinde kazanımı korunacak (TMK.md. 1023), kötü niyetli ise kazanımı korunmayacaktır.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk DairesiEsas: 2015/2078Karar: 2015/11503Tarih: 03.06.2015 AİLE KONUTU İYİNİYET KÖTÜNİYET TAŞINMAZIN SATIŞININ İPTALİ VE TESCİL TALEBİ ÖZET: Davacı, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu iddiası ile Türk Medeni Kanununun 194. maddesi uyarınca satışın iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın, davacının eşi Salih tarafından 04.12.2012 tarihinde davalılardan Ahmet’e devredildiği, Ahmet’in de 18.12.2012 tarihinde taşınmazı davalılardan […]

Read More

Devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesine ilişkin davalar, taşınmazın aynına ilişkin olmayıp söz konusu davalarda Tüketici Mahkemesi yetkilidir.

T.C. Yargıtay 5. Hukuk DairesiEsas: 2021/9457Karar: 2021/12307Tarih: 01.11.2021 MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada… 3. Tüketici Mahkemesi ve … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla ) ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş […]

Read More

Vekil tarafından Tapu Müdürlüğüne satış başvurusunun murisin ölümünden önce yapıldığı; ancak işlemin gerçekleşmesinin ise murisin ölümünden sonra olduğu durumlarda yolsuz tescilden bahsedilemez. Her ne kadar ölüm ile vekalet ilişkisi son bulsa da TBK 513/2. mad. gereğince vekil murisin iradesini ifa etmekle yükümlüdür. Burada önemli olan husus tapuya başvuru yapıldığı zaman vekalet verenin sağ olmasıdır.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2016/14447Karar: 2020/570Tarih: 05.02.2020 MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil – tenkis davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın kabulüne, birleştirilen dava yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz […]

Read More

Nafaka yükümlülüğü doğmadan yapılan ödemeler nafaka borcundan mahsup edilemez.

T.C. Yargıtay 12. Hukuk DairesiEsas: 2018/13177Karar: 2019/2880Tarih: 25.02.2019 NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ DOĞMADAN YAPILAN BU ÖDEMELER NAFAKA BORCUNDAN MAHSUP EDİLEMEZ BORÇ MİKTARI İLE İLGİLİ İTİRAZIN KALDIRILMASI TALEBİ ÖZET: Somut olayda; borçlunun itfa itirazına dayanak olarak sunduğu belgelerden bir kısmının ve mahkemece nafaka alacağına mahsuben yapıldığı kabul edilen ödemelerin, takip dayanağı tedbir nafakasına dair 13.11.2014 tarihli ara kararından önce yapılan ödemeler […]

Read More

Kira uyarlama davalarında, dava devam ederken ihtiyati tedbir yoluyla yeni kira bedeli belirlenebilir.

T.C. Yargıtay 3. Hukuk DairesiEsas: 2021/3452Karar: 2021/6001Tarih: 04.06.2021 BAŞVURUSU :BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULU Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin kesin kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talebi üzerine; dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü: Y A R G I […]

Read More

İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davalar adli tatilde de görülebildiğinden temyiz süresi adli tatil içinde işlemeye devam eder.

T.C. Yargıtay 8. Hukuk DairesiEsas: 2018/15241Karar: 2020/4344Tarih: 01.07.2020 DAVA TÜRÜ : İstihkak MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.10.2017 tarihli ve 2017/493 Esas, 2017/454 Karar sayılı hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince […]

Read More

Birbirini izleyen kazalardan sonra son kazada aracın pert olacak duruma gelmiş olmasında önceki kazaların sonucu etkileyip etkilemeyeceği teknik yönden incelenerek elde edilen sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

T.C. Yargıtay 17. Hukuk DairesiEsas: 2020/2209Karar: 2021/3010Tarih: 22.03.2021 MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacıya ait olup davalı tarafından kasko poliçesiyle sigortalanan aracın 12.06.2013 tarihinde yaptığı […]

Read More

Bonoda “ödeme günü” kısmında “01/02/2018″tarihinin yazılı olduğu, senet metninde ise vadenin “BİR OCAK İKİBİNONSEKİZ” olarak gösterilmesi bonoda çift vade olduğunu göstermektedir. Çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz.

T.C. Yargıtay 12. Hukuk DairesiEsas: 2020/3717Karar: 2020/11290Tarih: 24.12.2020 BONODA ÇİFT VADE OLMASI TAKİBİN İPTALİ ÖZET: Takip dayanağı senedin düzenlenme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK’nin 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine göre, çift vadeli olarak düzenlenen senetler, bono vasfında sayılamaz. Somut olayda borçlu keşidecinin ödeme beyanı lehtara karşı olup, […]

Read More