Apartmanlarda ortak yerler üzerinde bütün bağımsız bölüm maliklerinin arsa payı oranında ve ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olması nedeniyle, bu yerlere masa-sandalye konulmasına yönelik eylemin geçici nitelikte olması hâlinde dahi diğer kat maliklerinin kullanımı da engellenmiş olacağından ortak alana el atma suçu oluşur.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel KuruluEsas: 2017/2001Karar: 2022/81K.T.: 08.02.2022 “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “el atmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.2. […]

Read More

Tanıkların soyut ifadeleri hükme esas teşkil etmeyeceği gibi duyuma dayalı tanıklık geçersizdir.

T.C. Yargıtay 2. Hukuk DairesiEsas: 2021/488Karar: 2021/1608K.T.: 23.02.2021 MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki davanın tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın […]

Read More

Borçlunun borcunu geç ödemesi nedeniyle, enflasyon ve paranın alım gücünün düşmesi sonucu zarara uğrayan alacaklılar Munzam(Aşkın) zararı talep edebilirler.

T.C. Yargıtay 11. Hukuk DairesiEsas: 2018/1512Karar: 2019/3201K.T.: 29.04.2019 ÖZET: Dava, munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Farklı bir anlatımla, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz. Sorumluluk için borçlunun temerrüde düşmekteki kusurunun varlığı asıldır. Kural olarak munzam zarar alacaklısı, öncelikle temerrüde uğrayan […]

Read More

Bebek bakıcısı ile bebeğin ailesi arasındaki ilişki 4857 sayılı İş Yasası kapsamındadır. Yargılaması 5521 sayılı yasaya göre yapılmalı ve dava İş Mahkemesinde görülmelidir.

T.C. Yargıtay 22. Hukuk DairesiEsas: 2013/35095Karar: 2015/9308K.T.: 09.03.2015 ÖZET: 09.09.2020 tarihinde www.memurlar.net’te “Çocuk bakıcılığı, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında mı?” başlığıyla yayınlanan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı. Daire, çocukları bakmak için tutulan kişinin, 4857 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin istisnaları arasında yer alan “ev hizmetlerinde çalışanlar” kapsamında olamayacağına karar verdi. Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı tarafından torunlarına bakmak üzere […]

Read More

15 yıl sigortalılık + 3600 gün primi ödeme koşulunu tamamlayan işçi hizmet akdini fesheder ve kıdem tazminatına hak kazanır. İşçinin kısa bir süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması sonucu etkilemez. Zira, işçinin hangi amaçla fesih hakkını kullandığı, kıdem tazminatına hak kazanılması bakımından önem arz etmez.

T.C. Yargıtay 22. Hukuk DairesiEsas: 2015/6303Karar: 2015/34351K.T.: 14.12.2015 ÖZET: İşçinin, iş sözleşmesini emeklilik nedenine dayalı olarak feshetmesine rağmen, başka bir işte çalışmaya başlamasının yasal hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı uyuşmazlığın çözümü açısından tartışılması gereken noktayı oluşturmaktadır. İşçinin emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi işçinin bu hakkını kendisi […]

Read More

Tanık beyanlarının talimat mahkemesindeki duruşmalarda sanık ve müdafisinin hazır bulundurulmadan alınması hukuka aykırıdır.

T.C. Yargıtay Ceza Genel KuruluEsas: 2022/51Karar: 2022/141K.T.: 03.03.2022 “İçtihat Metni” Kararı verenYargıtay Dairesi : Ceza Genel KuruluMahkemesi :Ceza DairesiSayısı : 25-13 Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 19.02.2019 tarih ve 25-13 sayı ile; sanığın TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. […]

Read More

Gerçekte fesih işlemi olmadan feshe bağlı alacak kalemlerinin yer aldığı ihtiyari arabuluculuk geçersizdir. Tutanağın geçersizliği davası açılabilir. İşçi ihbar, kıdem ve izin ücreti alacak davası da açabilir, ihtiyari arabuluculuk neticesinde yapılan ödemeler avans kabul edilir.

T.C. Yargıtay 9. Hukuk DairesiEsas: 2021/12911Karar: 2022/1387K.T.: 07.02.2022 “İçtihat Metni” BÖLGE ADLİYEMAHKEMESİ : … 47. Hukuk DairesiDAVA TÜRÜ : ALACAK İLK DERECEMAHKEMESİ : … Anadolu 23. İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, […]

Read More

Delil tespiti dosyası asıl davanın eki sayılacaktır. Davadan önce yapılan noter masrafı yargılama gideridir. Bu duruma göre delil tespiti ve noter masrafları yargılama giderlerine dahil edilmelidir.

T.C. Yargıtay 13. Hukuk DairesiEsas: 2016/28041Karar: 2019/9877K.T.: 14.10.2019 ÖZET: Dava, davacının davalıdan satın aldığı taşınmazda ortaya çıkan ayıpların onarım bedelinin ve değişik iş tespit dosyasında yapılan masraflar ile noter ihtarname masrafının tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 405. maddesinde delil tespiti dosyasının asıl dava dosyasının eki sayılacağı ve asıl dava dosyasıyla birleştirileceği düzenlenmiş olup, bu düzenleme kapsamında delil […]

Read More

Miras bırakanın terekesinde bulunan taşınmazların devir tarihteki değerinin 20.587 TL, devredilen taşınmazların değerinin ise 313.095 TL olduğunun keşfen saptanmıştır. Miras bırakanın kendisine baktırmak amacı olması halinde malvarlığının tamamına yakınını vermek yerine daha azı ile yetinebilecekken, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile makul karşılanabilecek sınırın aşıldığı ve bu sebeple yapmış olduğu temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kabul edilmelidir.

T.C. Yargıtay 1. Hukuk DairesiEsas: 2022/1086Karar: 2022/3228K.T.: 18.04.2022 “İçtihat Metni” MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı, mirasbırakan …’ün, 146, 530, 875, 547, 887, 178, 734, 1629, 335, […]

Read More

Sadece ücretin ödenmemesi veya primlerin yatırılmaması değil, sigorta primlerine esas kazancın düşük gösterilmesi de işçi açısından haklı fesih sebebidir.

T.C. Yargıtay 9. Hukuk DairesiEsas: 2015/27995Karar: 2019/48K.T.: 07.01.2019 ÖZET: Somut uyuşmazlıkta, davacı sigorta primine esas kazancının düşük gösterildiğini ve bu durumun düzeltilmesini istediğinde iş akdinin 31.12.2013 tarihinde feshedildiğini, iş akdinin feshedilmesine rağmen 13.01.2014 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini iddia ederek ödenmeyen tazminat ve işçilik alacaklarını talep etmiş, davalı ise davacının işyerini terkettiği ve 13.01.2014-20.01.2014 tarihleri arasında devamsızlık yaptığı […]

Read More